Kayıtlar

Ocak, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ŞEHR-İ CEFA

Resim
Hâlâ hayata çocukluğumun geçtiği lojmanın pencerelerinden bakıyorum. Alt katta, aynı zamanda sobanın da yer aldığı oturma odasının pencereleriydi. Hemen pencerenin önünde, duvarın dibinde uzun kanepe ve annemin doldurduğu, sürekli orada olan yastık vardı. İşte o kanepeye oturup perdeyi aralayıp dışarı bakmak bende derin izler bırakmış. O pencereler; kimi zaman annemin güzelleştirdiği bahçemize bakmanın verdiği huzur, kimi zaman sonbaharın soldurduğu o bahçeye bakarken araya serilen yağmur taneleriyle harmanlanan dinginlikti. Hava kararmaya yakın bulutların pembeleştiği zaman bahçemizin ardındaki mahallenin görünen ışıkları; orada da pencereden bakan çocukların olduğunu düşündürürdü bana. Televizyonu açık ve sobası yanan bir odada; annesi ve babası yanında, kardeşleri halının üstünde ders çalışan pencereden bakan çocukları... O günlerde hangi bilgisayar oyununu bitirdiğimizi konuşmaz, hangi marka giydiğimizi bilmez, gideceğimiz mekânı ise düşünmezdik. Kömür parçalarıyla duvarl...